
Demokratik Toplum Partisi (DTP) Genel Başkan Yardımcısı Emine Ayna, "Türk halkı yerine Türkiye halkı tanımını kullanın, anadilde eğitimi sağlayın, Kürtlerin kendilerini yönetmeleri için anayasal güvence verin" dedi.
9. Diyarbakır Kültür Sanat Festivali'nin finali "toplumsal barış" yürüyüşüyle başladı. Aralarında DTP'li milletvekilleri, ÖDP Milletvekili Ufuk Uras, sivil toplum örgütü temsilcileri, aydınlar, sanatçılar ve gazetecilerin de bulunduğu binlerce kişi Parkorman'da buluştu.
Konser alanındaki protokolde, DTP Genel Başkanı Ahmet Türk ve Genel Başkan Yardımcısı Emine Ayna, DTP'li milletvekilleri, SDP Genel Başkanı Filiz Koçali, ÖDP Milletvekili Ufuk Uras, eski DEP Milletvekili Hatip Dicle, BDP Genel Başkanı Demir Çelik, yazar Oral Çalışlar, Türkiye Barış Meclisi'nden gazeteci Murat Çelikkan, dansçı Zeynep Tanbay, belediye başkanları ile kentteki sivil toplum örgütü temsilcileri yer aldı.
Final konserinde ilk olarak Mezopotamya Kültür Merkezi'ne (MKM) bağlı Diyarbakır, Batman, Cizre ve Kızıltepe Çocuk Koroları sahne aldı.
Çocuk Korosu'nun ardından Türkiye Barış Meclisi adına Murat Çelikkan söz aldı. Çelikkan barışa dair ısrarlarından vazgeçmeyeceklerini söyleyerek, "Her barışın bir bedeli olduğunu biliyoruz. Bunun bedelini ödemeye hazırız. Bütün bunların üstesinden gelebilir ve barışı sağlayabiliriz. Barışa inanıyoruz. Çünkü umudumuz var, inancımız var, çünkü vicdan sahibiyiz" dedi.
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Başkanı Osman Baydemir, yaptığı konuşmada dünyadaki reform hareketinin Rönesans'ın zemini olduğunu, Mezopotamya halkının varlığının zemininin de birlik olduğunu, bu birliğin zeminini ise festivaller olduğunu söyleyerek, "Bugün bu festivalleri yapabiliyorsak bu sizin birliğiniz sayesindedir" diye konuştu.
Yıllarca Kürt halkının dilinin ve kimliğinin yok edilmek istendiğini iddia eden Baydemir, Kürt halkının daha düne kadar sadece karpuz festivalleriyle özdeşleştirilmeye çalışıldığını, son 10 yılda bu anlayışı tümden değiştirdiklerini söyledi. Karpuzun kabaktan daha tatlı olduğunu Kürt halkının sadece bir karpuzla özdeşleştirmek istendiğini dile getiren Baydemir, "Karpuz Kürt halkının sembolü olamaz. Halkımızın sembolü dilidir, kimliğidir, varlığıdır. Biz onlara karşı on binlerce insanı bir arada
buluşturup, hem dilini hem kültürünü hem de kimliğini rahatça ifade edebilme imkanı sağladık. Artık Diyarbakır kültürün sanatın, ticaretin ve onurlu bir barışın başkenti olacaktır" ifadelerini kullandı.
Ardından söz alan DTP Genel Başkan Yardımcısı Emine Ayna, "Kürtler uzun yıllardır barışın gelişmesi için çabalıyor. Kanın durmasını istiyor. Şimdi ben buraya konuşmak için çıktım. 3 gündür festival canlı yayınlanırken, benim çıkmamla birlikte canlı yayın kesildi. Şimdi soruyoruz. Kim sürecin işlemesini engellemek için provokasyon yapıyor?" dedi.
Kürt sorununun çözülmesi için çeşitli önerilerde bulunan Ayna, "Operasyonları durdurun. Türk halkı yerine Türkiye halkı tanımını kullanın. Anadilde eğitimi sağlayın. Kürtlerin kendilerini yönetmeleri için anayasal güvence verin" diye konuştu.
Festivalin Diyarbakır'daki halkların kültürlerini ve kimliğini yansıtmaya çalıştığını belirten Ayna, "Umut ediyoruz ki, bu festival bir gün Türkiye geneline yayılacak, gün gelecek Türkiye halkları barış içerisinde özgür olacak, eşitliği yakalayacak" şeklinde konuştu.
9. Diyarbakır Kültür Sanat Festivali'nin finali "toplumsal barış" yürüyüşüyle başladı. Aralarında DTP'li milletvekilleri, ÖDP Milletvekili Ufuk Uras, sivil toplum örgütü temsilcileri, aydınlar, sanatçılar ve gazetecilerin de bulunduğu binlerce kişi Parkorman'da buluştu.
Konser alanındaki protokolde, DTP Genel Başkanı Ahmet Türk ve Genel Başkan Yardımcısı Emine Ayna, DTP'li milletvekilleri, SDP Genel Başkanı Filiz Koçali, ÖDP Milletvekili Ufuk Uras, eski DEP Milletvekili Hatip Dicle, BDP Genel Başkanı Demir Çelik, yazar Oral Çalışlar, Türkiye Barış Meclisi'nden gazeteci Murat Çelikkan, dansçı Zeynep Tanbay, belediye başkanları ile kentteki sivil toplum örgütü temsilcileri yer aldı.
Final konserinde ilk olarak Mezopotamya Kültür Merkezi'ne (MKM) bağlı Diyarbakır, Batman, Cizre ve Kızıltepe Çocuk Koroları sahne aldı.
Çocuk Korosu'nun ardından Türkiye Barış Meclisi adına Murat Çelikkan söz aldı. Çelikkan barışa dair ısrarlarından vazgeçmeyeceklerini söyleyerek, "Her barışın bir bedeli olduğunu biliyoruz. Bunun bedelini ödemeye hazırız. Bütün bunların üstesinden gelebilir ve barışı sağlayabiliriz. Barışa inanıyoruz. Çünkü umudumuz var, inancımız var, çünkü vicdan sahibiyiz" dedi.
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Başkanı Osman Baydemir, yaptığı konuşmada dünyadaki reform hareketinin Rönesans'ın zemini olduğunu, Mezopotamya halkının varlığının zemininin de birlik olduğunu, bu birliğin zeminini ise festivaller olduğunu söyleyerek, "Bugün bu festivalleri yapabiliyorsak bu sizin birliğiniz sayesindedir" diye konuştu.
Yıllarca Kürt halkının dilinin ve kimliğinin yok edilmek istendiğini iddia eden Baydemir, Kürt halkının daha düne kadar sadece karpuz festivalleriyle özdeşleştirilmeye çalışıldığını, son 10 yılda bu anlayışı tümden değiştirdiklerini söyledi. Karpuzun kabaktan daha tatlı olduğunu Kürt halkının sadece bir karpuzla özdeşleştirmek istendiğini dile getiren Baydemir, "Karpuz Kürt halkının sembolü olamaz. Halkımızın sembolü dilidir, kimliğidir, varlığıdır. Biz onlara karşı on binlerce insanı bir arada
buluşturup, hem dilini hem kültürünü hem de kimliğini rahatça ifade edebilme imkanı sağladık. Artık Diyarbakır kültürün sanatın, ticaretin ve onurlu bir barışın başkenti olacaktır" ifadelerini kullandı.
Ardından söz alan DTP Genel Başkan Yardımcısı Emine Ayna, "Kürtler uzun yıllardır barışın gelişmesi için çabalıyor. Kanın durmasını istiyor. Şimdi ben buraya konuşmak için çıktım. 3 gündür festival canlı yayınlanırken, benim çıkmamla birlikte canlı yayın kesildi. Şimdi soruyoruz. Kim sürecin işlemesini engellemek için provokasyon yapıyor?" dedi.
Kürt sorununun çözülmesi için çeşitli önerilerde bulunan Ayna, "Operasyonları durdurun. Türk halkı yerine Türkiye halkı tanımını kullanın. Anadilde eğitimi sağlayın. Kürtlerin kendilerini yönetmeleri için anayasal güvence verin" diye konuştu.
Festivalin Diyarbakır'daki halkların kültürlerini ve kimliğini yansıtmaya çalıştığını belirten Ayna, "Umut ediyoruz ki, bu festival bir gün Türkiye geneline yayılacak, gün gelecek Türkiye halkları barış içerisinde özgür olacak, eşitliği yakalayacak" şeklinde konuştu.














