|
Perşembe, 18 Mart 2010 |
facebook ile bağlan   |

Kendi gibi Tarzı da Melez!

Yazı Büyüklüğü
Kendi gibi Tarzı da Melez!
17 yaşında ilk albümünü çıkaran Atiye müziğinde R&B, hip-hop, rock, modern birçok tarzı bir araya getirdiğini söylüyor. Hollandalı anne ve Antakyalı bir babanın kızı olan Atiye “Yaptığım müzik melez tarzı tıpkı benim gibi” diyor...

Üç yıl önce çıkardığı albümle müzik dünyasına adım atan Atiye, seksi görüntüsü ve danslarıyla dikkatleri üzerine çekti. Almanya’da yaşayan ve liseyi bitirdikten sonra Türkiye’ye gelen Atiye, geçtiğimiz günlerde kendi adını taşıyan ikinci albümüyle sevenlerinin karşısına çıktı. Aynı dönemde çıktığı Hadise ile sürekli kıyaslanan şarkıcı, “Tarzlarımız çok farklı” diyerek rakip olmayacaklarını söylüyor. Ailesinin işlerinden dolayı ülke ülke gezen ve beş dil bilen Atiye, yaptığı müziği kendi gibi “Melez” olarak değerlendiriyor. Sahnede şarkıları, dansları ve kıyafetleriyle dikkat çeken Atiye “Ben sahne için yaratılmışım. İdolüm Michael Jackson. Ancak sahne dışında çekingen ve ürkek bir tavşan gibiyim” diyor.

Üç yıl önce ilk albümünüzü çıkardınız. Kendinizi bir gösterip sonra kayboldunuz. Biraz kendinizden bahseder misiniz?
Almanya’da Bremen’de doğdum. Daha sonra Amerika’da yaşadık. Ardından Türkiye’ye geldik. Daha sonra Almanya’ya tekrar gittik. Liseyi Almanya’da bitirdikten sonra Türkiye’ye tekrar döndüm ve albüm çıkardım. Annem Hollandalı babam Antakyalı. 1.5 yıldır kuzenimle birlikte Türkiye’de yaşıyorum.

Şarkılarınızın yanı sıra danslarınızla konuşuluyorsunuz. Ne zamandan beri dans ediyorsunuz?
Beş yaşındayken dansa başladım. Bale dersi aldım. Daha sonra caz ve modern dansla devam ettim. Piyano dersleri aldım. Şimdi eskisi gibi çalamıyorum ama yeniden başlamak istiyorum. Çünkü bestelerimi piyanoyla yapıyorum. Oryantali zaten evde ayna karşısında öğrendim. Babam bana darbuka çalmayı da öğretti. 12 yaşındayken şan dersi almaya başladım. Dans hayatımda kendimi bildim bileli var. Okulumu bitirdikten sonra albüm yapma fikrim vardı. Okul biter bitmez albüm hazırlıklarına başladım.

Neden Almanya’da değil Türkiye’de yaptınız albümü?
Ben Türk kızıyım ve hep ülkemde yaşamayı istedim. Liseyi bitirdikten sonra Türkiye’ye dönmeyi zaten planlıyordum. Lisede Bendeniz diye bir grubumuz vardı. Onlarla ilk kayıtlarımızı yaptık. Küçük bir stüdyomuz vardı. İlk orada beste yapmaya başladım. Dört yıl önce İzmir’e geldim ve tesadüfler sonucu birkaç müzisyenle tanıştım. Ardından albüm hazırlıkları başladı.

İskender Paydaş, Nazan Öncel gibi isimlerle çalıştınız. Onlarla tanışmanız nasıl oldu?
İlk albüm çok profesyonel değildi sadece içimdekileri kağıda dökmüştüm. Oryantal, modern, R&B, pop karışımı bir albümdü. Ama buna rağmen insaların dikkatini çekti. Bu vesileyle İskender Paydaş, Nazan Öncel gibi isimlerle tanıştım. Nazan Öncel’le turneye çıktık. Bu albümde onun da bir parçası var. İskender Paydaş beni çok iyi anladı. Kafamız çok iyi uyuştu.

Beş dil biliyorum
Birçok ülkede yaşamışsınız. Bu sizin için zor oldu mu?
Tabii ki çok zor. Sekiz yaşındayken Almanya’da bütün arkadaşlarımı terk etmek zorunda kaldım. Bilmediğim bir ülkeye gittim. Dilini bilmediğiniz bir ülkede arkadaşlık kurmak kolay değil. Bu nedenle içine kapanık birisi oldum. Avantajları da var tabii. Birçok kültür öğrendim. Beş dil biliyorum.

Hangi dilleri biliyorsunuz?
Türkçe, Almanca, Hollandaca, İngilizce ve Fransızca biliyorum. Fransızca’yı biraz unuttum ama (Gülüyor).

17 yaşında Türkiye’ye gelip bir albüm yaptınız.
İlk albümde pek bir beklentim yoktu. O zaman pek anlayamadım ama şimdi görüyorum ki gerçekten zor bir piyasa. Herkes kendini düşünüyor. Bir cadı kazanı durumu var. Herkese güvenmemeyi öğrendim. Ama her şeye rağmen ben sahne için yaratıldığımı düşünüyorum.

Tam olarak yaptığın müziğe ne ad veriyorsun?
Melez tarzı tıpkı benim gibi (Gülüyor). Bir sürü farklı tarz bir araya geliyor. R&B, hip-hop, rock, modern. Çok güzel tepkiler alıyorum. İnsanlar çabuk benimsediler müziğimi. Çünkü çok sıcak ve yakın geliyor.

Albümde Teoman’la düetiniz var. Nasıl bir araya geldiniz?
İskender Paydaş’ın fikriydi. Tarzı benden farklı birisiyle düet yapmamı istedi. İlk aklımıza gelen ise Teoman oldu. Onun benimle şarkı söyleyecek olması beni çok mutlu etti. İlk duyduğunuzda rock gibi geliyor ama alt yapıda R&B var.

Çok zayıfsınız. Nasıl başarıyorsunuz bu kadar fit olmayı?
Sürekli dans ediyorum. Haftada iki ya da üç kez spora gidiyorum. Organik besleniyorum.

Albüm kapaklarında ve kliplerde daha büyük ve seksi görünüyorsun?
Evet beni görenlerin tepkisi ‘Ay ne kadar gençmişsin’ oluyor. Ben sahneye çıktığımda değişiyorum. Konsept, makyaj, kıyafet beni çok farklı gösteriyor. Sahnenin dışında daha çekingen, ürkek bir tavşan gibiyim. Sahneye çıkınca büyüyorum. Şov dünyası sonuçta farklı bir şeyler yapmak gerekiyor. Seksi olduğumu düşünmüyorum. Kıyafet, müzik ve dans bir araya gelince seksi bir görüntü oluşabiliyor. Seksi olayım diye bir derdim yok. Çünkü bir kadın seksi olmaya çalışırsa çok komik oluyor. Kendine güvenen, olduğu gibi görünen ve zeki bir kadın daha seksi görünebilir. Ben doğallığı seviyorum. Spor giyinmeyi seviyorum.

Babamın sözlerini besteledim
İlk albüm İngilizceydi. Bu albüm neden Türkçe ağırlıklı?
O zaman Türkçem pek iyi değildi.1.5 yılda Türkçem gelişti. Albümün yarısında benim sözlerim var. Babamın yazdığı sözler var.

Müzisyen tarafınız babanıza mı çekmiş?
Aslında babamın böyle bir yeteneği olduğunu bilmiyordum. Şiir yazan biridir babam ama kendi çapında. Bir gün merak ettim ve okudum. Çok etkilendim. Duygusal ve derin sözleri var. Çok zekice yazıyor. Beğendiğim sözleri bestelemek istedim ve o da izin verdi.

Babana sözler için para verdin mi?
Yok biz aramızda hallettik. İsmi geçiyor albümde bu yeter (Gülüyor).

İlknur Taş/Milliyet
counter